İlahi Yazarlığın Kanıtı
İçinde bulunduğumuz dönem, uzay çağı, bilgi çağı, internet çağı gibi isimlerle adlandırılmaktadır. Öyle bir zamana tanıklık ediyoruz ki bilgiye erişim saliseler içinde gerçekleşiyor ve insanlık son yüzyılada bilgiye erişim konusunda kıyas edilemez bir dönüşümü gerçekleştirdi. Bundan yüz yıl önce okur yazar insan nüfusu oldukça düşük bir orandaydı. Bunun doğal bir sonucu olarak da nüfusun büyük bölümü asgari düzeyde matematik bilgisinden mahrum bulunmaktaydı. Dört işlem düzeyinde işlem yapmayı biliyor olmak, bundan yüz yıl öncesi için bir ayrıcalık sayılabilirdi.
Kuran, insanoğluna gönderilen tüm kutsal yazıların sonuncusu. Aynı bir ve tek mesajın son baskısı...
İlahi yazarlığın kanıtı; yüce bir yaratıcı tarafından yazıldığı iddia olunan bir kitabın, kaynağının ilahi olduğunu gösteren fiziksel, doğrulanabilir veya yanlışlanabilir delillerdir. Elbette inanç bir gönül meselesidir. Bununla birlikte, yazımızın konusu olan ilahi yazarlığın kanıtını da içeren kuran, geçmiş topluluklara pek çok "muzice" gönderildiğini bildirmektedir. Arapça kökenli bir kelime olan 'mucize', Kuran'da kullanılmamakla birlikte, günümüz Türkçesinde doğru ifade için bu kavramın kullanılması kaçınılmazdır. Çünkü Kuran, tüm mucizeler, işaretler ve kanıtlar için aynı kelimeyi kullanmaktadır: 'ayetler'.
[10:1] A. L. R.* Bu (harfler), bu bilgelik kitabının kanıtlarıdır.
*10:1 Bu harfler, Kuran’ın müthiş matematiksel kodunun majör bir bölümünü ve ilahi yazarlığın kanıtını oluşturmaktadır. Detaylar için Ek 1’e bakınız. (yetkilendirilmiş çevirideki dipnot)
Yunus suresinin girişinde ilk ayette, başlangıç harfleri hakkında "ayetler" ifadesi kullanılmaktadır. Arapça okunuşu "elif lam ra, tilke ayat ... " Arapça bilgisine gerek olmaksızın, "tilke" ifadesinin bu harfleri kastettiği çok açıktır. Bu başlangıç harflerinin kanıt olduğuna ilişkin tek ayet bu değildir.
[12:1] A.L.R. Bu (harfler), bu esaslı kutsal yazının kanıtlarıdır.
[13:1] A. L. M. R. Bu (harfler), bu kutsal yazının kanıtlarıdır. Rabbinden sana vahyedilen şey hakikattir, fakat insanların çoğu iman etmez.
[15:1] A.L.R. Bu (harfler), bu kutsal yazının kanıtlarıdır; esaslı bir Kuran.
[26:1] T.S.M.
[26:2] Bu (harfler), bu açıklığa kavuşturucu kutsal yazının kanıtlarını oluşturur.
[27:1] T. S. Bu (harfler) Kuran’ın kanıtlarını oluştururlar; esaslı bir kutsal yazı.
[28:1] T.S M.
[28:2] Bu (harfler), bu esaslı kitabın kanıtlarını oluşturmaktadır.
[31:1] A.L.M.
[31:2] Bu (harfler), bu bilgelik kitabının kanıtlarını oluşturur.
Carl Sagan'a atfedilen şu sözde de denildiği gibi "olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir" İlahi yazarlık gibi olağanüstü bir iddianın, bizzat yazarı olan Tanrı Teâlâ tarafından fiziksel bir kanıtla desteklenmesi ve bu kanıtın kutsal yazının içeriğinde, belirli bir çağda (bilgi çağı) ortaya çıkmasının irade edilmesi şaşırtıcı değildir. Zira yüce yaratıcımız, zamanın ruhuna uygun kanıtlar (mucizeler) göndermiştir.
[29:50] Dediler ki “Keşke Rabbinden ona mucizeler inebilseydi!” De ki, “Tüm mucizeler sadece TANRI’dan gelir; ben apaçık bir uyarıcıdan fazlası değilim.”
Ankebut Suresi'nin bu ayetinde, 'ayetler' kelimesi mucize anlamında kullanılmaktadır.Kendisine sürekli kuran ayetleri vahyedilen son peygambere karşı inkar edenlerin "keşke ona ayetler inseydi ya" demiş olmaları düşünülemez. Buradan da anlaşılıyor ki kurani bir kavram olan ayet, bağlamına göre mucize anlamında kullanılmaktadır. Öyle ki, inkarcılar bile mucize değil ayet kelimesini kullanıyorlar.
Uzun bir girişten sonra, bu yazımızın amacına uygun olacak şekilde konuya girmek gerekiyor. Kuran'ın matematiksel mucizesi ortadadır. İster açar bakar tanık olursunuz, isterseniz olmazsınız. Siz inanıyorsunuz diye dünya daha yuvarlak olacak değildir. İster inanın ister inanmayın, dünya kendine özgü bir küre şeklindedir. Dolayısıyla, 19 mucizesi bir iman meselesi değil bir tanık olma meselesidir. 19 mucizesi işte orada duruyor. Bu yazımızda, yetkilendirilmiş çevirinin ek 1 kısmında yer almayan ve fakat sonradan ortaya çıkan tespit ve keşiflerden birine değineceğiz.
EK-1 ‘den alıntıyla;
Kuran’ın matematiksel kompozisyonunun belirtileri ortaya çıkmaya başlamıştı. Örneğin, Lut’u inkâr eden insanlardan 50:13’te bahsedildiği ve Kuran’da 13 kez geçtiği—7:80; 11:70, 74, 89; 21:74; 22:43; 26:160; 27:54, 56; 29:28; 38:13; 50:13 ve 54:33—gözlemlendi. Tutarlı bir şekilde onlardan “Qavm” olarak bahsedilir, “İhvan” olarak söz edildikleri Q-başlangıçlı Sure 50’deki tek istisna hariç. Belli ki eğer her zamanki Q-içeren kelime olan “Qavm” kullanılsaydı, Sure 50’deki “Q” sayısı 58 olacaktı ve tüm bu olgu ortadan kalkacaktı. Matematiğin geçerliliği kabul edilmiş mutlak kesinliği nedeniyle, tek bir harfin değişikliği sistemi yok eder.
Konu ile ilgili bir başka örnek ise, Mekke’ye 3:96’da şu şekilde referans verilmesidir: “Bekke”! Meşhur şehrin bu tuhaf yazımı, yüzyıllarca İslam âlimlerini şaşırtmıştı. Mekke, Kuran’da 48:24’te doğru bir şekilde yazılmasına rağmen, “M” harfi 3:96’da “B” harfiyle değiştirilmiştir. Anlaşıldı ki Sure 3, M-başlangıçlı suredir ve eğer “Mekke” 3:96’da doğru olarak yazılsaydı, “M” harfinin sayısı Kuran’ın kodundan ayrılmış olacaktı.
Kuran okuduğunuz zaman, "ben bu ayeti sanki daha önce okumuştum" dediğiniz olmuştur. Birbirinin aynısı bir ayetin, iki farklı ayette aynen yer aldığını belki fark etmiş olabilirsiniz.
Nitekim Yetkilendirilmiş çevirinin kapağını kaldırdığınızda karşınıza şu görüntü çıkmaktadır;
Ayetin altında, 2:62 ve 5:69 yazdığını görüyorsunuz. Bakara ve Maide suresinde yer alan bu ayet, her iki surede de aynı şekilde bulunduğu düşünülebilir. Dikkatle baktığınızda ilk fark edeceğiniz hristiyanlar ve başka dine dönmüş olanlar ifadesinin yer değiştiği olacaktır. Ancak fark bundan ibaret değildir. Hatta bu farklılık doğrudan bir fark meydana getirmemekte.
Dikkatle bakılmazsa birebir aynı olduğu düşünülebilen bu iki ayet arasında, “mükâfatlarını Rablerinden alacaklardır” (felehum ecruhum ‘inde rabbihim) cümlesinin, 2 nci surede ilave olarak bulunduğu görülecektir. Bu ifade, 2 nci surenin başında bulunan elif lam mim başlangıç harfleri; sırasıyla 1;1;3 defa bulunmaktadır.
Bakara suresi elif lam mim başlangıçlı bir suredir. Maide suresinin başında ise başlangıç harfi bulunmamaktadır. Bu ifade, (mükâfatlarını Rablerinden alacaklardır) (felehum ecruhum ‘inde rabbihim) 2 nci surede yer almasaydı;
4502 --- 4501
3202 --- 3201
2195 --- 2192
olacaktı…
9899 (19x521) değerini veren sonuç ile birlikte, 6 surenin tamamı esas alınarak ulaşılan 19874 (19x1046) sayısı da elde edilemeyecekti.
Ta Sin Başlangıçlı El Neml Suresi
27:10 “Değneğini yere at.” Onun bir cin gibi hareket ettiğini görünce döndü ve kaçtı. “Ey Musa! Korkma. Benim elçilerim korkmamalıdır.
Veelki ‘asâk(e)(c) felemmâ raâhâ tehtezzu keennehâ cânnun vellâ mudbiran velem yu’akkib(c) yâ mûsâ lâ teḣaf innî lâ yeḣâfu ledeyye-lmurselûn(e)
Ta Sin Mim Başlangıçlı El Kasas Suresi
28:31 “Değneğini yere at.” Onun bir tür cin gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp kaçtı. “Ey Musa! Geri dön; korkma. Sen tamamen güvendesin.
Veen elki ‘asâk(e)(s) felemmâ raâhâ tehtezzu keennehâ cânnun vellâ mudbiran velem yu’akkib(c) yâ mûsâ akbil velâ teḣaf(s) inneke mine-l-âminîn(e)
Bu iki ayet arasında, başlangıç harfleri itibariyle;
|
TA |
SİN |
MİM |
|
0 |
2 |
5 |
|
0 |
1 |
6 |
fark bulunmaktadır.
Ta Sin Başlangıçlı El Neml Suresi
27:10, 28: 31 gibi yazılsaydı, toplam sin harfi 1 eksik, mim harfi 1 fazla olacaktı.
Ta Sin Mim Başlangıçlı El Kasas Suresi
28:31 27:10 gibi yazılsaydı, toplam sin harfi 1 fazla, mim harfi 1 eksik olacaktı.
Başlangıç Harfi İçermeyen Benisrail Suresi
17:61 Meleklere “Âdem’in önünde secdeye kapanın” dediğimizde secdeye kapandılar, Şeytan hariç. Dedi ki “Çamurdan yarattığına mı secde edeyim?”
Ve-iż kulnâ lilmelâ-iketi-scudû li-âdeme fesecedû illâ iblîse kâle e-escudu limen ḣalakte tînâ(n)
Ta Ha Başlangıç Harfli Taha Suresi
20:116 : Hatırla, meleklere şöyle demiştik, “Âdem’in önünde secdeye kapanın.” Onlar secde ettiler, Şeytan hariç; o reddetti.
Ve-iż kulnâ lilmelâ-iketi-scudû li-âdeme fesecedû illâ iblîse ebâ
Aşağı yukarı aynı anlama gelen ve aynı olayı anlatan bu ayet, 17 nci suredeki hali ile Ta Ha başlangıçlı 20 nci surenin 116 ncı ayetinde yer alsaydı, toplam Ta harfi bir adet fazla olacaktı.
Zira bu iki ayet arasında, başlangıç harfleri itibariyle sadece Ta harfi bakımından farklılık bulunuyor.
Elif Lam Ra Başlangıç Harfli El Hicr Suresi
15:28 Rabbin meleklere dedi ki “Ben, çömlekçi çamuruna benzer yıllanmış balçıktan bir insanoğlu yaratıyorum.
Ve-iż kâle rabbuke lilmelâ-iketi innî ḣâlikun beşeran min salsâlin min hame-in mesnûn(in)
Sad Başlangıçlı Sad Suresi
38:71 Rabbin meleklere dedi ki “Ben balçıktan bir insan yaratıyorum.
İż kâle rabbuke lilmelâ-iketi innî ḣâlikun beşeran min tîn(in)
Bu ayet çiftinin her birini takip eden iki ayet, birebir, harfi harfine aynıdır. Ancak bu ayet çiftinde farklılık görüyoruz.
38:71 de “tin” yerine “salsâlin min hame-in mesnûn” kullanılmış olsa;
Sad başlangıçlı 7 19 ve 38 nci surelerdeki toplam sad harfi sayısı 2 adet fazla olurdu.
15:28 de “salsâlin min hame-in mesnûn” yerine “tin” kullanılmış olsa;
15 nci suredeki ve Elif ve Lam harfi sayısı 2 şer adet eksik olurdu. Aynı şekilde, Elif Lam Ra başlangıçlı 10 11 12 14 ve 15 nci surelerdeki toplam elif harfi sayısı 2 ve toplam lam harfi sayısı 2 eksik olurdu.
Bu ayet çiftinin, içeriğinde kullanılan kelimelerin özel olarak seçilmiş olduğunu görüyoruz.
Bu ayet çiftine özel bir durum daha bulunuyor. Dikkatimizi bu ayet çiftleri konusuna odaklamamızda müthiş bir motivasyon kaynağı olan sayısal veriler şöyle;
Kuran ayet numaraları (sıra numarası veya Kur’ an’ın başından itibaren bulunduğu sıra)
15:28 ---1828 nci ayet
38:71 --- 4039 ncu ayet
1828 + 4039 = 5867
Ayetlerin toplam ebced (sayısal) değerleri
3194 + 2673 = 5867
Elif Lam Mim Sad Başlangıçlı 7 nci Sure Araf
Ta Sin Mim Başlangıçlı 26 ncu Sure Şuara
Bu iki surenin bir bölümünde, Musa’nın Firavuna gidişi, ona işaretleri göstermesi, Firavunun sihirbazları çağırması ve sihirbazların secde ederek gerçeği onaylamaları anlatılıyor.
Bu iki surede, 8 ayet çifti ile birlikte harfi harfine aynı 4, toplam 12 ayet çifti bulunuyor. Yani 12 ayet, aynı olayı, aynı cümlelerle ama kelimelerin farklı gramer formlarıyla veya farklı kelimelerle anlatıyor. 4 ayette birebir aynı harflerin kullanıldığını ancak tam 8 ayetin ilk bakışta fark edilmeyecek farklılıklar içerdiğini görüyoruz.
Aynı olayı anlatan farklı
bölümlerin farklı ayetlerinde, kimi zaman birebir aynı ayetlerin kullanıldığını
ancak bazılarında özellikle bazı kelimeler veya harfler kullanılarak, Kur’ an’ın
matematiksel dizaynının kasten oluşturulduğunu görüyoruz.
Bu kitap, bir insan elinden çıkmış
olsaydı, bir bölüme yazılan cümleler, tekrar yazılmak yerine "kopyala-yapıştır"
yolu ile tekrarlanabilirdi. Nasıl olsa aynı olayı anlatan veya aynı kişilere
ait tırnak içerisinde cümleler değil mi? İşte yüce yaratıcımız, onlarca
matematiksel delilin bulunduğu, rakamlanmış son kutsal kitabında, edebi
kompozisyonu da muhafaza ederek, bu kitabın tüm sayısal kompozisyonunun kasıtlı
oluşturulduğunu göstermektedir.
Kanıtlarını gösteren yüce Rabbimizin şanı yücelsin.
Hatalara bize, tüm övgüler Rabbimize aittir.












Yorumlar
Yorum Gönder